Aloha! My name is John Doe and this is my portfolio. Use this section to greet your visitors & describe what you do.

  • 22
  • Şub
0
Article by admin
Posted in Genel - Tagged , ,

Ulaştırma Bakanı Elvan: Üçüncü Tünel 27 Şubat’ta Açıklanacak

Elvan, 24 Tv\`de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lütfi Elvan, istanbul\`a yapılması planlanan üçüncü tünelle ilgili soru üzerine, \”şubat\`ın 27\`sinde Başbakanımızla beraber bununla ilgili kapsamlı bir izah yapacağız ve işte özellikleri nedir, dünyada buna aynı uygulamalar mevcut mıdır, bu memleketimiz\`de ve dünyada ilk midir, değil midir, nereden nereye gidiyor, güzergahları nedir, ne kadar yolcu taşıyacak, istanbul trafiğini ne ölçüde rahatlatacak? Bunların hepsini kapsamlı olarak ayın 27\`sinde vatandaşlarımızla paylaşacağız. fakat bu projeye biz aşağı yukarı 8 aydan beri çalışıyoruz, çok fazla detaylı analizler yapıldı\” ifadelerini kullandı.

\”KANAL iSTANBUL PROJESiNDE BiR DURAKLAMA yoktur\”

Kanal istanbul Projesinde kesinlikle bir duraklama olmadığını vurgulayan Elvan, \”Kanal istanbul, çok ciddi bir plan, duygulu çalışmayı gerektiren bir alan. ilgili bütün tarafların katılımıyla çok aşırı detaylı çalışmalara başlanıyor, bu çalışmalarımız devam ediyor. şartname yazma aşamasına geldik şu anda, arkadaşlarımız bilhassa şartname yazımı meselesi için çalışmalara başladılar. Zannedersem yakın bir süre arasında daha kapsamlı, daha detaylı açıklamayı kamuoyuyla paylaşma imkanımız olacak\” diye konuştu. Elvan, projede yasal açıdan bir sıkıntı görmediklerinin altını çizdi.

\”tren SETLERiNE iHTiYACıMıZ mevcut\”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, hızlı şimendifer hatlarında büyük bir yoğunluk yaşandığını belirterek, \”çok aşırı yoğun, şu anda bizim şimendifer setlerine ihtiyacımız mevcut. on şimendifer set alımı için ihaleye çıkmıştık, lakin orada bir itiraz söz konusu oldu, o itiraz süreci devam ediyor. Onun dışında, 80 adet yüksek hızlı tren setinin memleketimiz\`de imalatı anlamında çok kısa bir süre sonra ihaleye çıkacağız\” bilgisini verdi.

\”YERLi HıZLı katar 2019\`DA RAYLARDA OLACAK\”

Yerli ortakların da bulunacağını vurgulayan Elvan, \”ihaleye çıkacağız, bununla ilgili tüm hazırlıklar tamamlandı. Bu 80 yüksek hızlı tren setinde minimum yüzde 53 yerlilik şartı arıyoruz, arayacağız. Bununla da yetinmiyoruz yerlilik şartına ilave olarak türkiye\`de bu üretimin yapılmasını zorunlu kılıyoruz. üçüncü temel şartımız ise daima minimum yüzde 20 hisseye sahip olabilecek olan bir yerli ortakla bir işe girmeleri. Bunu niye istiyoruz? sebebi ise işte bu yüksek hızlı tren setlerini imal ettikten sonra bu işin devamını sağlamak bakımından da daima bir yerli ortağı mecbur tutacağız… endüstriyel ve mühendislik tasarımını gerçekleştirdikten sonra tamamıyla kendimize özgü, tamamıyla yerli, tüm tasarımları Türk mühendislerince dizayn edilmiş kendi yüksek ulusal hızlı trenimizi 2019 yılında raylara indirmeyi planlıyoruz\” dedi.

4G hakkında izah öNüMüZDEKi HAFTA

Elvan, 4G konusundaki çalışmaları tamamladıklarını belirterek, \”önümüzdeki günlerde 4G\`ye yönelik kapsamlı bir basın açıklaması yapacağım, bir yol haritasını ortaya koyacağım… Bizim hedefimiz 2015 sonu sebebi ile türkiye\`de 4G uygulamalarına geçilmesi\” dedi.

Read more
  • 21
  • Şub
0
Article by admin
Posted in Genel - Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Travnik Üniversitesi Yeni Haber

Travnik üniversitesi 2006 yılında ekonomi ve Teknik Lojistik fakültesi adı altında kurulmuştur. Daha sonra fakültelerle ile entegre sistemine geçmiştir.  Travnik üniversitesi hukuki süreçleri imzalamış, anlaşmaları yapılmaktadır.

Avrupa üye ve Avrupa ülkelerinden mezun olanlardan farkı kalmamıştır. Travnik üniversitesi (UNT) Merkez Bosna Kantonu / Canton Orta Bosna’daki üniversitedir. ünlü ilim adamları, girişimciler üniversiteye katkı sağlamışlardır. Spor ve Kültür alanlarında yetkileri ile ve Bologna sürecinin standartları geçerlidir.

Teknik ve Bilimsel eğitim görevlileri ABD ve öteki kuruluşlarla meslek birliğine gidilmektedir. Turizm ve başka ilgili disiplinlerin, cazip bir yer, büyük bir kütüphanesi holdingler ve bilgi merkezi ve türlü kültürel uygar bir iç tasarıma sahiptir.

Travnik üniversitesi altı Fakültede eğitim verilir.

Travnik üniversitesi Fakültelerinde iki düzeyde eğitim yapılmaktadır. Bologna program sürecine üç 2 sistem şekilde kolay uygulamaya tabi tutulmaktadır. modern derslikler, Laboratuarlar, hastaneler, tanınmış kurumlar ve halk müessese uygulamalı eğitim performansı ile organize edilmiş bununla birlikte enteraktif ve mükemmellik işbirliğinde yüksek düzeye ulaşıyorsunuz.

Travnik üniversitesi bileşenleri bölümlerinden birtanesini seçme imkanı ile teknik bilimler çalışmaları düzenlenir, edildiği teknik üniversitesi çalışmaları ile aktif çalışmalar sergilenmektedir.

öğrenciler ekonomide yetenekli ve yaratıcı çalışma ve uygun makamlar için eğitiliyor. Bu bilgi ve değişik yöntemler mühendislik ve grafik tasarım, mimarlık, yapı ve mühendislik bilgilerinin eski potansiyel ve gerçek sorunlarını tetkik etme ve çözme kullanarak bunları sağlayacak beceriler kazanacaktır.

Travnik üniversitesi idare ve işletme iktisat Fakültesi 2006 yılında kurulmuştur. idare ve Turizm ismi ile ilgili bölümleri barındırır. Entegrasyon süreci tamamlandı,  Travnik üniversitesi Bosna Hersek Yükseköğretim çerçeve Kanunda öngörülen hukuki hukuklar cevap verebilecek birkaç yüksek öğretim kurumlarından biri haline geldi.

mektep çalışmaları öğretim yanı sıra, farklı konu alanlarında yüksek kaliteli öğretmenler sağlayarak öğretim ve eğitim sürecinin kalitesinin artırılması bu gibi, yer aldığı koşulların düzeyinin yükseltilmesi hedefleniyor.

Fakültesi binasının esas amacı öncelikle vardı: bilim ve 150 sene evvela kültürel ve siyasi olaylar, girişimciliğin geliştirilmesi, girişimcilik girişimler oluşumu, tüm sektörlerde modern idare uygulaması ve stratejik bir faaliyet şekilde turizmin gelişme merkezi olan Travnik üniversitesi kenti, Bosna Hersek’in bütün büyük özelliklere sahiptir.

Read more

Bosna Hersek Eğitim

Bosna-Hersek Eğitim bilinen tarihsel, Hint Avrupa menşeli illiryalılarla başlar. Bölge Romalılar nedeni ile ele geçirilince, Panoonia eyaletinin illyricum bölümüne bağlandı. Slavlar bölgeye m.S. 7. asırda gelmeye başladılar. 961`den sonra Bosna, Sırbistan`ın öteki bölümlerinden ayrıldı. müstakil siyasi ve coğrafi bir birim olarak kabul edildi.
Bölgeye ilk Türk akınları 1386 senesinde başlandı. Bu sırada Bosna tahtında Beşinci Tvartko bulunuyordu. Kosova Savaşında Sırpların mağlubiyeti ve ardından üsküp`şöhret fethi Bosna`nın durumunda önemli değişikliklere sebep oldu. Son kral Stefan Tomeseviç Bosna`da yaşayan kalabalık Bogomil mezhebine bağlı olanlara Papanın isteği doğrultusunda adil davranmayınca, Fatih Sultan Mehmed Han bölgeyi rahatlıkla Osmanlı topraklarına dahil etti.
Slav, Hırvat ve Avar karışımı olan Boşnaklar on. asırda Bogomil mezhebine bağlıydılar. Teslisi ve hazret-i isa`nın tanrının oğlu olduğunu kabul etmeyen inançları yüzünden uzun süre çevredeki öteki Hıristiyanların baskısı altında kaldılar. inançları yüzünden, bölge Osmanlılar yönünden fethedilince, rahatça islamiyeti seçerek Müslüman oldular. Anadolu`dan gelen dervişler yoluyla islamiyet bölgede hızla yayıldı.
Bosna, Osmanlı yönetimine geçince bir sancak durumuna getirildi. Kanuni Sultan SüleymanHan zamanında Macaristan`da kalan kuzey toprakları da fethedilince eyalet statüsüne alındı. Bosna eyaletine atanan ilk beylerbeyi Gazi Ferhad Paşa oldu. 19. asırdaki gelişmeler ve Osmanlı imparatorluğunun batıda aldığı yenilgiler, Bosna eyaletini ciddi ölçüde etkiledi.

1827`de ilk ıslahatı gerçekleştiren ve gönüllü Yeniçeri Ocağını kaldıran Beylerbeyi Abdurrahman Paşa, güçlü bir askeri örgüt kurdu. Eğitim ve öğretim işlerini yürütmekle vazifeli maarif müdürlüğü kuruldu. Bu aynı zamanda Osmanlı Devletinde ilk maarif müdürlüğüydü. 1976`da Hersek ayrılarak önce mutasarrıflık, daha sonra da iki sancaklı küçük vilayet oldu.

1878`de yapılan Berlin Antlaşması ile Bosna`nın Avusturya-Macaristan`ın denetimine bırakılmasıyla büyük bir buhran patlak verdi.
Resmen Osmanlı Devletine bağlı kalmasına rağmen, Berlin Antlaşmasına dayanarak Avusturya-Macaristan imparatorluğu Bosna-Hersek`i işgal etti ve eyaletin yönetim hakkını ele geçirdi.

ikinci Meşrutiyetin ilanından faydalanan Avusturya-Macaristan imparatorluğu bölgeyi 7 Ekim 1908 tarihli bir kararname ile kendi topraklarına ilhak etti. ilhak kararı Rusya, Sırbistan, Osmanlı imparatorluğu ve Avusturya-Macaristan imparatorluğu arasında çok yönlü bunalıma sebep oldu.
Avusturya-Macaristan yönetiminde, yeni anayasayla seçmenler 3 seçim grubuna ayrıldı. Her grupta Ortodoks, Katolik ve Müslümanlar için sabit oranda sandalye belirlendi. Bu durum Sırp milliyetçiliğinin tepkisine sebep oldu ve gerginlik 28 Haziran 1914`te Avusturya Arşidükü (veliaht) Franz Ferdinand`ın Saraybosna`da Bosnalı bir Sırp talebe sebebi ile öldürülmesine kadar vardı. Bu hadise da Birinci Dünya Harbinin başlangıcıdır.
Bosna-Hersek 26 Ekim 1918`de Sırp, Hırvat ve Sloven krallığının bir parçası şekilde Sırbistanla birleştirildi. ikinci Dünya Savaşına kadar bu krallığın parçası olan Bosna-Hersek, 1946`da Yugoslavya`yı meydana getiren altı halk cumhuriyetinden biri oldu.

Nüfusun çoğunluğunu meydana getiren Müslümanlar kökenlerine karşın Sırp ve Hırvat milliyetinden olarak anılmayı kabul etmediler. 1971`de Yugoslavya Devlet Başkanı Tito, Müslümanlara ulus statüsü tanıdı ve Bosna Hersek Eğitim Danışmanlığı `te büyük M ile yazılan Müslüman kelimesi yalnızca din değil, bir milliyetin de adı oldu.
Yugoslavya`da 1980 senesinde Tito`nun ölümüne kadar durulmuş olan etnik ve dini çatışmalar yeniden alevlendi. Sovyetler Birliği ve şark bloku ülkelerinde başgösteren reform süreci, Yugoslavya`da da büyük değişikliklere neden oldu.

1991`de Anayasanın öngördüğü biçimde devlet başkanlığının, federasyon meydana getiren Hırvatistan`a geçmesi lazımken, Sırbistan, eski Yugoslavya`nın mirasçısı olarak tek başına sahip çıkması ülkede tam bir iç savaşa girmesine sebep oldu. Hırvatistan ve Slovenya`nın bağımsızlık kararı, Sırbistan yönetimi yönünden kabul edilmedi. Kanlı çarpışmalar AT ve Almanya`nın yoğun baskıları neticesinde sona erdirildi.
Bosna-Hersek`te 1990 senesi sonlarında yapılan seçimleri kazanarak devlet başkanlığına gelen Aliya izzet Begoviç, Mart 1992`de bir referandumla bağımsızlığını duyuru etti. Bunun üzerine Bosna-Hersek Sırplı milislerin çok saldırısına maruz kaldı.

Bölgeye insani yardım ulaştırmak için bulunan Birleşmiş Milletler askerleri çok sayıda katliama göz yummaktadır. Bosna Hersek Başbakanı Hakkı Turayliç, Birleşmiş Milletlere ait arabadan indirilerek Sırplar vasıtası ile öldürülmesi, büyük tepkilere sebeb oldu.

Sırplar Müslüman kadınlara tecavüzleri hat safhaya ulaşmasına karşın batılı devletler olaya sırf seyirci kalmaktadır. bu zamanlarda hala Bosna-Hersek`te katliam sürmekte ve tam bir soykırımı yaşanmaktadır (şubat 1993).
Fiziki yapı
Bosna Hersek üçgene benzeyen dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Dağlık arazi Sava ve Neretva ırmaklarının suları ile parçalanır. ülkenin güneybatısının en dikkat çekici ayrıcalığı olan yarıklar, çukurlar ve hendeklerle dolu kireçtaşlarından meydana gelen bir karst yüzey yapısıdır.

Aralarda küçük çöküntüler biçiminde ekilebilir topraklar olmaktadır. ülkeye adını sağlayan Bosna Hersek Eğitim, ırmağı, igman Tepesinin eteğindeki bir kaynaktan doğduktan sonra 271 kilometrelik bir yol izledikten sonra Sava Nehri ile birleşir. yurt topraklarının kuzeyinde ekilebilir verimli topraklar bulunmaktadır.
iklimi
Bosna-Hersek eğitim yazları sıcak, kışları soğuk geçen bir iklime sahiptir. 20 km`lik deniz kıyısında Akdeniz iklimi hüküm sürer. Dinar Alplerinde iklim daha serttir.
natürel Kaynaklar
Bosna Hersek eğitim`inın orta ve Sırbistan`a bakan doğu kesimleri ormanlarla kaplıdır. Ormanlar çam, kayın ve meşe ağaçlarından meydana gelir.Yer altı zenginliklerinin başlıcaları, kömür, demir, bakır, manganez, kurşun, cıva ve gümüştür.
Nüfus ve Sosyal hayat
4.5 milyondan çok olan Bosna-Hersek eğitim nüfusunun % 44`ünü Müslüman % 31`ini Sırplar, % 18`ini Hırvatlar, % 5`ini Yugoslavlar, % 2`sini de diğer unsurlar meydana getirir. Nüfusun büyük çoğunluğunu meydana getiren Müslümanların milliyetleri, Sırp, Hırvat yada Yugoslav şekilde değil sadece Müslüman şekilde gösterilmiştir.
Müslümanların % 90`ı Boşnakça konuşmaktadır.Türklerle aynı dinden oldukları için Bosna-Hersek eğitim`in yerli Müslüman halkı kendilerine Türk dedikleri bunun gibi, bazen Türklerden ayırt edilmek amacıyla Boşnak ismini kullanmışlardır. Bu ad 19. asrın ilk yarısından itibaren yaygınlık kazanmıştır.
Bosna-Hersek eğitim`in en büyük kenti 500.000 nüfuslu başkent Saraybosna`dır. ikinci sırada Banyaluka gelir. Hersek`in merkezi ise Osmanlı mimarisinin eşsiz örnekleri ve bu arada Drina ırmağı üzerinde MimarSinan`ın inşa ettiği köprüyle simgeleşen Mostar şehridir.
Başkent Saraybosna, oldukça çok bakımdan yalnızca Bosna-Hersek `in değil tıpkı zamanda eski Yugoslavya`nın en ilginç şehridir. Zira Saraybosna, Yugoslavya`daki Müslüman nüfusunun, Sırp Ortodoks Metropolitinin ve Katolik Başpiskoposunun makamlarının bulunduğu yerdir.
Bosna-Hersek eğitim ileri düzeydedir. ikinci Dünya Savaşından sonra şarkiyat çalışmaları hızla artmıştır. 1949`da kurulan Saraybosna üniversitesinde Türk, Fars, Arap dilleri ve edebiyatları ile ilgili kürsü bulunmakta. Burada hem Osmanlı hem de Türkçe kurslar verilmekte.

1950`de kurulan Saraybosna şarkiyat Enstitüsü, Saraybosna Devlet Müzesinden devralınan yazma ve Türk tarihiyle ilgili malzemelerden değerli bir kolleksiyona sahiptir.
Siyasi hayat
Bosna-Hersek eğitim, cumhuriyetle idare edilen bir ülkedir. Cumhurbaşkanı ve meclis üyeleri beş yılda bir seçilir. Meclis 240 sandalyeden meydana gelir.
ekonomi
Bosna-Hersek ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri tahıl ve patatestir. ayrıca sebze, şekerpancarı, keten ve tütün de yetiştirilir. Ormancılık ve koyun besiciliği ekonomide önemli yer miktar. Bosna`nın orta ve şimal kesimlerinde meyvecilik gelişmiştir. Erik, meyvecilikte ciddi yer miktar. Hersek`te ise bağcılık gelişmiştir. sanayi ürünleri içinde kereste, demir-çelik, tütün, ten ve şeker önemli yer tutar.
Saraybosna ve Mostar yakınlarında kömür, Vereş ve Ljubija yakınlarında demir, Gornjivakuf yakınlarında bakır ve çeşitli bölgelerde manganez, kurşun, cıva ve gümüş çıkarılmaktadır.

Read more
  • 17
  • Şub
0
Article by admin
Posted in Genel - Tagged , ,

Güntekin Onay: Bilic Şampiyon Olamaz

Güntekin onay\`dan Beşiktaşlıları çıldırtacak kehanet! Güntekin tasdik, Süper Lig\`de deplasmanda Eskişehirspor\`a 1-0 yenilen Beşiktaş\`ın zirve yarışında çok fazla ciddi 3 puan kaybettiğini dile getirirken Bilic\`in siyah-beyazlı takımı şampiyon yapamayacağını anlatım etti.

işte Güntekin tasdik\`ın yurt gazetesindeki bugünkü köşe yazısı…

BıLıC\`iN işGüZARLığı PAHALıYA MAL OLDU

Slaven Biliç\`in rotasyon işgüzarlığı Beşiktaş\`a pahalıya mal oldu. üzerine Demba Ba\`nın sakatlığı ve Cenk\`in hatası ile yenen gol de gelince işler iyice güçleşti. hep yazıyorum, söylüyorum. Beşiktaş kapanan takımları çok fazla zor açar. nedeni ise futbolda hücumun en önemli prensiplerinden bir tanesi rakip ceza alanına kalabalık gitmektir. Beşiktaş bunu yapamıyor. Sivas deplasmanında G.Saray\`ın attığı ilk 2 golde de top kanattan geldiği zaman sarı-kırmızılı ekip rakip ceza dalında 5 kişiydi. Siz şayet o bölgeye ekstra adam sokamazsanız rakip savunma adam ve piyasa paylaşımında sorun yaşamaz.

\”sadece OLCAY GOL BöLGESiNE iNiYOR\”

Beşiktaşlı oyunculardan sırf Olcay gol bölgesine giriyor. Hepsi ceza piyasası çevresi oyuncusu. Top herzaman Beşiktaş\`ın ayağında ancak üretkenlik az. Mustafa Pektemek, kaleyi düşünen ve şut atan bir oyuncu değil. durum böyle olunca da bu tip kapalı savunmalar karşısında duvara çarpıp geri dönüyorsunuz. Bu tip kilitlenen oyunlarda duran toplar daha da büyük önem kazanır. Beşiktaş\`ın en son bir kornerden yahut duran toptan ceza alanına ortayla ne süre gol attığını hatırlayan varmı?

\”BiLiC şAMPiYON OLAMAZ!\”

Bilic, ikinci yarıda risk aldı, 3\`lü savunmaya döndü. Bu kadar dağınık bir savunmaya Eskişehirspor\`un daha fazla gol bulmaması ise adeta imkansızdı. Açık alanda büyük hatalar yapan Beşiktaş savunması duran toplarda da rakibine mühim fırsatlar verdi.

\”KENDi iMAJıNı KORUYOR\”

Sahi Sivok nerede? Pedro sebep rotasyonda? Bir stoper ne kadar yorulup yıpranabilir ki? Bilic, bu sezon Arsenal ve Tottenham maçlarında ingiltere\`de iyi saha yaptı. Hâlâ da kendi imajını kovalıyor. Liverpool rövanşını düşünerek Gökhan Töre ve Atiba\`yı yedek bıraktı. Bir bakıma Eskişehir maçını feda etti. Liverpool yarı finale kalma maçı değil. Dün kaybedilen üç puanın ise telafisi aşırı zor.

Biliç şampiyon olacak bir teknik adam değil, bu vasfı bulunmaz. çalıştırdığı ekipler sahada hep iyi birtakım görüntüsü verir lakin kupalar, şampiyonluklar kazanamaz. Biliç\`in takımları hep az gol atar ve bu böyle devam eder. Dün Beşiktaş bir kez daha bu gerçek ile yüzleşti.

Read more